![]() |
||
|
|
#1 (permalink) |
|
Van ve Diyarbakır’da kalan Sultan Murad Han, Revan Seferine çıkışından on ay sonra 27 Aralık 1635’te İstanbul’a döndü. Osmanlı ordusunun doğudan ayrılmasıyla; Safeviler, hududa tecavüz ederek 1 Nisan 1636’da Revan’ı işgal ettiler. 2 Şubat 1637’de sadrazamlığa getirdiği Bayram Paşayı Doğu Seferi serdarlığına tayin eden Sultan Murad Han'ın kendisi de hazırlıklara başladı ve 8 Mayıs 1637’de Bağdat Seferi'ne çıktı. 16 Kasım 1638’de kuşatmanın başladığı sırada Padişahtan, daha önce ele geçirilmiş bulunan İmam-ı A’zam türbesini ziyaret etmesi istendi. Ancak, Sultan; “Bağdat, sapıkların pis ayaklarıyla kirlenirken, gidip o yüce İmamı ziyaretten haya ederim” cevabını verdi. Derhal tertibat alarak muhasaraya başladı. Şehirde Bektaş Han Türkmen’in kumandasında 40.000 kişilik bir Safevi garnizonu bulunuyordu. Şah Safi ise, atlı kuvvetleriyle Kasr-ı Şirin’de olup Osmanlı muhasarasını gün gün takip etmesine rağmen, müdahaleye cesaret edemiyordu. Sultan Murad Han, 12.000 sipahiyi İran içlerine sokup Şehriban bölgesini çiğnettiği halde, Şahı savaş meydanına çekemedi. Şah, Bağdat’taki büyük kuvvetlerine güveniyor, Padişahın muhasaradan bıkınca çekilip gideceğini zannediyordu. Padişahın ve seksen altı yaşındaki şeyhülislam Yahya Efendi'nin de ön safta olduğu bu kuşatmada, dehşetli vuruşmalar oldu. Muhasaranın otuz yedinci gününde ön saflarda yalın kılıç kahramanca çarpışarak askeri coşturan Sadrazam Tayyar Mehmed Paşa, birkaç kuleyi ele geçirdiği sırada alnından vurularak şehit oldu. Yerine sadarete getirilen Kemankeş Mustafa Paşa, selefi gibi gayret edip birkaç kuleyi daha ele geçirdi. Bu muvaffakiyetler üzerine muhasaranın otuz dokuzuncu günü umumi taarruza karar verildi. Sabah erkenden başlayan şiddetli hücum karşısında kale teslim oldu. Şehzade Musatafa'nın öldürülmesi Hürrem ve Rüstem Paşanın sahte belgeler kullanarak hileyle Kanuniyi inandırarak Şehzade Mustafanın idam ettirilmesinin toplumsal, moral ve devlete olan inancı yıkıcı etkisinin bu derece büyük olması ve Türk toplumunu temelden sarsmasının nedenleri şöyle sıralanabilir; 1) Şehzade Mustafanın, müthiş bir komutan ve idareci olan, asker ile halk tarafından çok sevilen etkileyici padişah büyük babası Yavuz Sultan Selime çok benzemesi, böylece hayatında bir kez Yavuzu gören her Türkün derhal Şehzade Mustafanın körükörüne taraftarı haline gelmesi, 2) Liyakati, yetenekleri çok yüksek derecelerde olan Şehzade Mustafanın hiçbir suçu olmadan haksız yere (devleti ve milleti için çalışırken) zaten Kanuniden sonra tabii olarak padişah olması beklenirken idam edilmesi, babası Kanuni gibi birinin bu meşum işi yapabilmesi, bundan devlet, millet ve ordu için hiçbir olumlu beklenti ve fayda olmaması, toplumun hiçbir şekilde hiçbir olumlu gerekçeye inanmaması ve bunun toplumu, devleti ve orduyu ayakta tutan görev, itaat, moral, çalışma, fedakarlık, gayret gibi sosyal değerleri kademe kademe yıpratması, 3) Bu idam işinin çok az kişinin bilgisi altında sarayda değil de Anadolunun ve ordunun ortasında Konyada ve bir ordu-millet olmayı sağlayan ve Türklüğü şüpheli 12 bin kişilik Yeniçeri ve Kapıkule askerleri dışında çoğunluğu oluşturan ülkenin her yerinden gelen tımarlı sipahiler ile ülkenin her yanına aynı şekilde ve hızla yayılmış ve ülke demoralize olmuştur. Böylece toplumda yabancılaşma başlamış, merkez ile gerek halk gerekse çevre kamu görevlileri ve askerlerin bağı, inancı, gayreti, bağlılığı kopmaya başlamıştır. Bu olay özellikle de Şehzadeyi çok seven Anadolu halkını derinden yaralamıştır. Hatta Şehzadenin iftiraya kurban gittiği kanaati bütün dünyada hakim olmuştur. Şehzade Mustafanın katlinde, o zamanın Avrupa Devletlerinin Hürrem ve Rüstemi teşvik ettikleri de muhakkaktır. Nitekim Rüstem Paşa, Venedik Büyükelçisi (Balyosu) Domenica Trevisanoya bu idamın kendi eseri olduğunu söylemekten çekinmemiştir. Bu idamdan sonra asker otağını yıkıp tahrip etmiş, Rüstem Paşayı öldürmek için onu aramış, ancak o kıyafet değiştirerek İstanbula kaçmış ve kaynanası Hürreme sığınmıştır. Bu galeyana, orada mevcut olan Kanuni bile engel olamamıştır. Bu durum, infialin ne derece büyük olduğunu göstermektedir 2.Dünya savaşının sonunda Japonya’ya atılan Atom Bombası Hiroşima'ya atılan bomba 75.000 kişinin ölümüne sebep oldu, ne kadar korkunç, amma ne oldu, milyonlarca insanın hayatı harbin bitmesiyle kurtuldu. İki ay önce Okinawa'nın alınması sırasında, sulh zamanında sivil nüfusu 200.000 olan bu ufacık adada tam 117.000. Japon askeri öldü , 7000 kadar da Amerikalı, teslim olanların sayısı sıfır !!!, bu özel bir durum değildi, Okinawa'ya gelene kadar Japonlarla yapılan tüm muharebelerin sonucu beş aşağı beş yukarı aynen böyle olmuştu ; Japonların ne bir uçağı ne de bir gemisi kalmıştı amma teslim olmuyorlardı ; ana karada da 2,5 milyon Japon askeri bekliyordu, ne olacaktı ? hepsini bir bir öldürmek mi gerekecekti ? Atom bombasının yapılması ve atılması binlerce çok bilgili ve akıllı insanın eseridir, aceleye gelmiş bir şey değildir. Bombanın dünya ve Japonlar üzerindeki neticesi ise daha çok psikolojik olmuştur. Hiroşima'da 75.000 kişi öldü herkes yıllarca bunu konuştu, hala da konuşuyor ama kimseden, bombadan 5 ay önce Gnl. LeMay'ìn uçaklarının tek bir gece de Tokyo da 500.000 kişiyi yaralayıp 100.000.nin (yüz bin) üstünde Japon'u (aşağì yukarı aynı zamanda aynì rakamlar Berlin için de geçerli) öldürmesinden yek kelam yok. Nedeni, bu işi tek bombanın yapmasının gayet heyecan verici olması, amma daha da çok aradaki 5 sene farkı daha kısa sürede ve emniyet içinde kapatmak için yapılmış olan Sovyet propagandası. Rosenberg'leri hatırlayın , o kampanya da bu propagandanın bir ufak parçası idi ; herkesler neler söyledi, lakin sonunda gerçekler saklı kalamadı biliyorsunuz (geçen yıl açıklanan KGB belgeleri Rosenberg'lerin Sovyetler casusu olduklarını ortaya koydu). Biraz ayrıntı amma belirtmeden geçmeyeyim, savaş sırasında Almanlar Atom bombasıyla bir ara ciddi şekilde ilgilenmişler ancak işler kızışınca, Hitler'in üstün (!)öngörüşü sayesinde projenin önceliğini gerilere atmışlardı. Japonlar ise durumu kavrayamamışlar, işi ucundan tutmuşlardı, ancak pek gariptir, Amerikalıları pek uğraştıran "Proximity" denilen, bombanın tam istenilen yükseklikte patlamasını sağlayan mekanizmayı ilkönce ve de çok daha mükemmelini onlar geliştirmişlerdi. Ama sonradan Japon bilim adamlarì ölüm şuaı gibi fantasyalara sardılardı.... ( ...1994 de yazılmış.) o yazıda olmayan satırlar : bombalama ekibi 5 adet B-27 den oluşuyordu, Enola Gay ve 2 adet ölçümleme, izleme uçağı, bir adet yedek uçak Iwo-Jima da, bir adet Nagasaki deki hava şartlarını inceleyen uçak ; bu uçaklarda görevli personelin bir kısmı (ekip Komutanı hariç) sonraları bombayı ben attım iddialarıyla iyi paralar kazanmışlardı, en meşhurları da gözleme uçaklarının birinin kumarbaz pilotu idi, bu konuda çok filmler çekildi, kitaplar yazıldı, bu filmlerden birinde Enola Gay'in 2.pilotunun (Yüzbaşı Lewis) bomba patladıktan sonra "aman tanrım biz ne yaptık" diye haykırdığı görülür, hah ha, büyük palavra, gerçekte ise yükselen buluta bakarak aynen şunu söylemiştir "or.... çocuğu üzerimize geliyor", nereden mi biliniyor, çünkü Komutanlık bombanın atılışından sonra personelin tepkisini anlamak için tüm ekibin her dediğini teype aldırmıştı. Gerçekler ve televoleler her yerde aynı faklılıkta oluyor demek. Gelelim USS Indianapolis'e, acep ne alaka, Indianapolis Pasifik 5. filosu Amirallik gemisi, 1932 yapımı bir ağır kruvazör idi, harp sırasında üstüne eklenen radar direkleri, uçaksavarlar nedeniyle zaten tasarımında bulunan hatalar nedeniyle ağırlık merkezi iyice yukarı çıkmış, ve Amiralin deyişiyle eğer dalga gücüyle devrilmezse tek bir torpido ile batabilecek bir gemi idi, ve bir Japon denizaltısı (I-58) tarafından 30 temmuz 1945 gece yarısı iki torpido ile batırıldı, o kadar çabuk battı ki, denizaltı satha çıktığında gemi yoktu artık, 900 kişiyle birlikte. Bu olaydan 10 gün kadar önce Indianapolis SanFransisko limanındayken Amirallikten bir emirle tabuta benzeyen bir yük teslim aldı, emirde yükü en kısa zamanda en yüksek hızla Tinian adasına götürmesi, kazanılan her günün savaşı bir gün kısaltacağı, gemisinin batmasını dahi göze alarak yükü kurtarması , yükün gemisinden daha kıymetli olduğu yazılıydı, ne olduğu gemi komutanına açıklanmadı. Yük devamlı gözetim altında tutulan bir kamarada tabana kaynaklanmış vaziyette götürüldü, teslimattan sonraki ilk seferinde de Indianapolis battı. 1 hafta önce batsaydı savaş en az 6 ay uzayacaktı, işte talihin cilvesi.Tahmin ettiğiniz gibi yükHiroşimaya atılan atom bombasının top'u ve mermi'si(!) idi. --------------------------------------------------------------------------------------------------------- |
|
|
|
|
| Sayfayı E-Mail olarak gönder |
| Sponsorumuz |
|
|
#2 (permalink) |
|
ÖlüM OkunA KafA TutanlarA Birilerİ Haddinİ Bildirmelİ ![]() |
1338 kişi bakmış ilk yorum benden olsun teşekkürler dostum
--------------------------------------------------------------------------------------------------------- ÖlüM OkuNa KaFa TuTaNLaRa BiRiLeRi HaDDiNi BildirMeLi ![]() ![]() ![]() ![]() Sayın üyeler lütfen konu ile ilgili sorunları daha çabuk çözebilmemiz için konuyu açan arkadaşa pm(özel mesaj)atın Lütfen gereksiz pm ler yollamayın |
|
|
|
| DeatheR Kullanicisina Bu Mesaji Için Tesekkür Edenler: |
çiğdem (05.10.08)
|
|
|
#4 (permalink) |
|
ÖlüM OkunA KafA TutanlarA Birilerİ Haddinİ Bildirmelİ ![]() |
bizi seçtiğin için teşekkürler seninde paylaşımlarını bekliyoruz
![]() --------------------------------------------------------------------------------------------------------- ÖlüM OkuNa KaFa TuTaNLaRa BiRiLeRi HaDDiNi BildirMeLi ![]() ![]() ![]() ![]() Sayın üyeler lütfen konu ile ilgili sorunları daha çabuk çözebilmemiz için konuyu açan arkadaşa pm(özel mesaj)atın Lütfen gereksiz pm ler yollamayın |
|
|
|
|
|
#5 (permalink) |
|
Moderatör ![]() ![]() |
emeğine sağlık kardeşim....
--------------------------------------------------------------------------------------------------------- Siz bana ben farklı olduğum için gülüyorsunuz ama ben size hepiniz aynı olduğunuz için gülüyorum... Ben zaten burdaydım,hoşgelen sizlersiniz gençler The Real KarantinA.. Taklitlerimden Sakının... <TaRaBuL TeaM> Önce Biz Vardık.. karşıyım, sadece karşılıksız olan herşeye karşıyım.. ![]() |
|
|
|
![]() |
| Bookmarks | |||||||||||||
Facebook
|
Google
|
Yahoo
|
Live
|
Digg
|
Reddit
|
del.icio.us
|
StumbleUpon
|
Bluedot
|
Blinklist
|
Netvouz
|
Spurl
|
Mister-Wong
|
Furl
|
| Tags |
| bağdat, murat'ın, seferi |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|